|
Bütün Vilayetler, Kaza ve Bölgeler
Belediyelerine
Önceki telgrafımıza ektir. Bugün gelen tren bize güzel İzmir'imizin
maruz kaldığı akıbeti bildirdi. İzmir'i askeri işgal altına almak
bahanesiyle karaya çıkan Yunan askerleri ve onları izleyen İzmir
Rumları tarafından saldırılan ırzlar hadsiz ve hesapsızdır. Bu arada
taarruza uğramadık hiçbir Müslüman evi, soyulup soğana çevrilmedik
hiçbir İslam müessesesi kalmamıştır. Fransız Konsoloshanesinin,
taarruzdan taarruza uğradığı, Amerikan Konsolosunun da taarruza
uğradığı, Amerikan konsolosunun oğlunun yaralandığını, ecnebi
tebaadan birçoklarının dükkan ve evlerinin ve İtalyan tebaasından (zioti)
biraderlerinin 20.000 çuval göğüdikenlerinin yağma edildiği ve
ecnebiler de dahil olmak üzere herkese yaşasın anlamında (zito)
Venizelos dedirtmek için yapılmadık zorlamaların kalmadığını
söylersek bu durum size Müslümanların ne acıklı akıbetlerde kalmış
olduğunu anlatır. Kadın, erkek ve genç denilmeyerek şehit
edilenlerin sayısı henüz tespit edilmemiştir. Cenazeler al kanlar
içerisinde ortada yatıyor. Yaralılar Amerikan bayrağını çekmek
suretiyle saldırıdan kurtarılabilen Gureba-yı Müslimin Hastanesine
taşınıyor ve bir kısım halk da, denizden naaşları çıkarmakla
uğraşıyor. Şehitler arasında yetmiş, seksenlik ihtiyarların elinde
günlük paralarını tedarik edip evlerine dönerek , çıldırmış
Müslümanların ve zavallı çocukların İtilaf milletlerinin gözleri
önünde kanları dökülen masum insanlardan ilahi adaletin yakın
zamanda ortaya çıkacağına eminiz. Bütün Müslüman köyleri katliama
uğramış; Çeşme, Foça, Seferihisar civarından alınan haberler ise
tamamen tüyler ürpertecek derecede bulunmuştur. Bundan dolayı
telgrafımızı alır almaz ve gerek İzmir ve gerek İstanbul'daki İtilaf
temsilcilerine derhal bu durumdan bahseden protesto yazınız ve
yazdırmakta devam ediniz. Merkezi Hükümet' in yanında devamlı
teşebbüslerde bulunmak suretiyle diğer kazaları işgalden
kurtardığınız gibi işgal edilen kazalar ile güzel İzmir'imizi de
kurtarmaya çalışınız ve katil Yunan işgal kuvvetlerine bırakılmaktan
kurtarınız. Ahalinin işgal gününde yapılan kötülükler ve öldürmek
gibi hadiseler karşısındaki galeyanını yatıştırmak mümkün olamadı.
Yunan işgal kuvvetleri ile bu durumların meydana geleceğinin muazzam
İtilaf Hükümeti'nce bilinmekte olduğuna emin ve Yunan işgalinden
istifade ederek barışın imzalanmasına ve adaletinizden emin
olduğumuzu İtilaf hükümetlerinin hakkımızdaki doğru kararlarını
bekleyerek temsilcilerin gözleri önünde ortaya çıkan durumlar
karşısında artık sabrımızın kalmadığını ve beklediğimiz adaletten
ümidimizi kesmeye başladığımızı bildiriniz ve bize mesken olacak
güzel yurdumuzu Yunan'a vermeyeceğiz. Amerikan, İngiliz, Fransız ve
İtalyan kuvvetleri tarafından yapılıp zamanı belli olmayan ve bizden
kat kat korunmaya muhtaç ve fakir olan Balkan Harbi'nden ve onu
takip eden senelerde iç yüzlerini tamamen ortaya çıkarmış olan
hükümetin ve ayrıca Yunan Hükümeti'nin işgal kuvvetlerine bırakmaya
değil, aracılığına bile tahammül edemeyeceğimiz ve bunun aleyhinde
hareketleri kabul edecek bir Müslüman ve Türk bulunmadığı, şimdiye
kadar yapılan incelemeler ve araştırmalar neticesinde
suçsuzluğumuzun İtilaf hükümetleri yanında sabit bulunduğu,
güvenimizin yavaş yavaş sarsıldığı ve Müslüman olmaktan başka bir
kabahatimiz olmadığının kabul edilmeye başlandığı eğer gerçek böyle
değil de Avrupa'nın, adalet ve insaniyetimizden emin iseler içinde
bulunduğumuz bu durumları mensup oldukları hükümetleri yanında barış
konferansına bildirmeleri, hayatımızın sona ermesi Yunan işgal
kuvvetlerine katlanmaktan daha hayırlıdır. Bütün İzmir'imizin ve
kutsal vatanımızın kurtarılması için Merkezi Hükümet yanında sürekli
teşebbüslerde bulunmalarını rica ve bu durumun uygun vasıtalar ile
civar vilayet ve kazalara bildirilmesi ve harekete geçirilmesini
vatanın kurtarılması adına rica ederiz. 19.05.1919 |