BELGE NO: 87
 

TELGRAF

 

ULU PADİŞAH EFENDİMİZE

        Havza, 11 Haziran 1919

 

Büyük Ulus'un ve kutsal Halifeliğin tek sağlam direği bulunan Saltanatınızı, Ulu Tanrı afetlerden korusun.

 

Ulu Koruyucumuz

 

Ülkenin bugün uğradığı felaketler baskısı ve bölünme kaygıları karşısında ancak siz, kutsal Padişahımız başta olmak üzere, ulusal ve kutsal bir gücün varlık sesi, ülkeye ve bağımsız devlet ve ulusu ve şanı dünyayı tutmuş altı buçuk yüzyıllık Hanedanı ve ulu tarihini kurtarabilir.

 

Her yerde bu ilke ve görüş birdir. Katınızda, sizinle en son görüşme onuruna eriştiğimde İzmir'in üzücü olaylarından pek üzüntülü yüreğinizin bu kurtuluş yerine ilişkin esinlerini bu anda bile anımsamaktayım. Bu esinleri açıklamak isterim.

 

İstanbul'dan en son ayrılacağım gün katınıza erişerek onurlanmıştım. Bu sırada siz Padişahımız, Boğaziçi'nda bulunan İngiliz zırhlısının, Saray'a çevrilen toplarını göstererek (Görüyorsunuz dediniz. Ben artık ülke ve ulusu nasıl kurtarmak gerekeceğini düşünmede kararsızlığa düşüyorum. Ve ellerinizi kaldırarak inşallah ulus uyanır ve uyanık bulunur, bu acıklı durumdan gerek beni, gerekse kendisini kurtarır buyurmuştunuz.) Size şimdi iletmek istediğim bu sözlerinizidir. İçten isteğinizin esinlediği kararlılık ve inançla görevimi sürdürüyorum. Buyruğunuz uyarınca Başbakan kulunuz önemli işlerde sürekli aydınlatıyorum. Yapılması gerekenleri bildiriyor ve kendim de yerine getiriyorum.

 

Şu bir ay içinde hemen Anadolu'nun bütün illerine, sancaklarına ve ilçelerine ve sınır boylarınca olan ulusun özlemlerini ve düşüncelerini bütün komutanların ve memurlar kesiminin duygularının ve yaptıklarını öğrendim. Bilgi edindim.

 

Sonuçta açık bir biçimde anlaşılıyor ki, ulus baştan aşağı uyanık olup devlet ve ulusun bağımsızlığını ve Saltanat ve Halifeliğin yüksek haklarını sağlamlaştırmak içign güçlü bir karar ve inançla donatılmış bulunuyor. İstanbul'dayken ulusun bu denli güçlü ve kısa sürede, felaket geçirmiş olanlarından bu denli çabuk uyanacağını havlasam almazdı.

 

Ulu Padişahım,

 

Bu nitelikleri olan ve sizin kutsal ululuğunuza bu denli sıkı bağlarla bağlı olan soylu ulusunuza bütünü ile dayanılır ve karşılık olarak bütün anlamı ile bu ulusal ve duyunçsal güce yardım edilirse son buyruklarınız gibi bütün ulusun kararlılık ve gücünü artırmış olur.

 

Yalnız, ilgi çekici ve üzücüdür ki, bu temiz Anadolu halkı bugünkü duyarlı dönemde bile İstanbul'da gelişen türlü türlü bölücü görüşlerden ve bozguncu davranışlardan pek çok üzüntü duymaktadırlar. Gerçekten, İstanbul çevresinin bozulmaya ve çöküntüye yatkın ve bundan yararlan mayı bilen yabancılar devlet ve ulusun yok edilmesi devlet ve ulusa ve padişahına bağlılık ve özveriyle çalışma yeteneğinde olanların ortadan kaldırılmasını içeren pek ileri gitme ataklığı gösteriliyor.

 

Ulu Padişahım,

 

Anımsamış olacaksınız ki, bana verdiğniz görevin yapılması sırasında yabancıların ve kimi bozguncu yuvalarının kesinlikle yalancılık yapmaları ve karşı çıkma olasılıklarını daha İstanbul'dayken ilettiklerim arasında sunmaya çalışmış ve özellikle Başbakan Paşa ile devletin önemli kişilerine çok açık olarak anlatmıştır ve böyle durumlar karşısında Ali İhsan ve Yakup Şevki Paşa kullarının durumuna giremeyeceğimi eklemiştim. İşte ulusal duyunçtaki kesin uyanıklık belirtilrenin yayılması çıkarlarına aykırı gören İngilizler, ülkenin zararına da olsa İngilizlere yaltaklanmayı görev sayan zayıf karakterliler, bu kez beni kandırarak İstanbul'a getirmeyi çalışıyorlar.

 

Şanlı ve ulu Hakan'ına, ulusuna bağlı ve bu uğurda ölümleri küçümsemekle tanınan kulları gibi bir komutandan, doğla olarak yüksek Saltanat haklarının ve ulusun varlığının ve kalıcılığının düşmanı olanlara uyması beklenemezdi. Bu nedenle, kulunuz Malta'ya gitmek ya da çalışamaz duruma getirilmek gibi olasılıklar karşısında bırakıldım. Eğer daha zorlanırsam, görevimden çekilerek, şimdi olduğu gibi Anadolu'da ve ulusun kucağında kalacağım. Ve bu ülkesel görevimi daha açık adımlarla sürdüreceğim. Ta ki, ulus bağımsızlığına kavuşuncaya, Saltanat ve Halifelik kurtuluncaya dek.....

 

Sarsılmayan bağlılığımın sürekli artacağına inanmanızı sunmaya ve işletmeye yüreklilik gösterdim.

 

9 ncu Ordu Birlikleri Müfettişi

Fahri Yaveri Hazreti Şehriyari 

Mustafa Kemal

HTVD, sayı 1 belge 19.                                             

Naşit Hakkı Uluğ(1), agy, sa. 65  

Belgelerle Türk Tarihii Dergis,

Nisan 1985, sayı 2, sayfa 6                          

Belgenin Aslına Ulaşılamamıştır.